Zarifbayan.com

ZarifBayan

Moda, Bakım, Sağlık

Kadının dünü ve bugünü

 Psikoloji kategorisinde   Kadının dünü ve bugünü konusu , Tarih boyunca kadının her türlü değeri, geleneksel olsun olmasın elinden alınmış, birçok toplum tarafından farklı yöntemlerle kadına baskı yapılmış, adeta yok sayılarak ...

Geri Git   Zarifbayan.com > Sağlık Forumu > Psikoloji
  #1 (permalink)  
Eski 01-05-2009, 15:41
Shy Shy kişi çevrimdışı
Administrator
 
Kayıt Tarihi: 23-04-09
Yaş: 23
Mesajlar: 1,234
Standart Kadının dünü ve bugünü

Tarih boyunca kadının her türlü değeri, geleneksel olsun olmasın elinden alınmış, birçok toplum tarafından farklı yöntemlerle kadına baskı yapılmış, adeta yok sayılarak onuru görmezden gelinmiştir.
Yunan toplumunda kadın, necis sayılıp, şeytani varlıklardan biri olarak kabul edilirken, kültürden yoksun ve genel yaşama katkıda bulunmasına izin verilmezdi. Romalılarda kızlar, evlendiklerinde kocalarıyla efendilik sözleşmesi adı verilen bir anlaşma yaparlardı. Ayrıca köle, çocuk ve akli dengesi yerinde olmayanlarla kadın eşit tutulup, ehliyetsiz sayılırdı. Hamurabi yasalarında evcil hayvanlar değerinde kabul edilmiştir. Hinduizmde yaşamı süresince rüşt çağına eremez, kocasının öldüğü gün, kocasının cesediyle birlikte canlı canlı yakılırdı. Hindulardaki bu gelenek 17. yüzyıla değin devam etti. Yahudilerde kadın Hz. Adem’i aldattığı için lanetli bir yaratık olarak kabul ediliyordu. Fransızlar miladi 586 yılında bir toplantı düzenleyerek kadının insan olup olmadığını tartıştılar. Toplantı sonunda, kadının sadece erkeğe hizmet etmek için yaratılmış bir insan olduğu kararına varıldı. İslam öncesi dönemde Araplar kız çocuklarını diri diri gömerlerdi. Ortaçağ boyunca Hıristiyanlar kadını horlamaya ve haklarından mahrum etmeye devam ettiler.
Kadının Kafasını Ezen Beyaz adlı kitapta anlatılan işkencelerle iki yüz bin ila iki milyon arasında kadın öldüren Avrupa, yaptığı insan dışı vahşetle kadının acı tarihini oluşturmuştur.
Trajik bir tarihe sahip olan kadın, modern çağda da asıl özelliklerinden ve kazanması gereken haklardan arındırılarak çok farklı biçimlerde istismara maruz bırakılmıştır. Doğası gereği kadın fiziksel açıdan erkekten zayıf ve güçsüzdür. Bu açıdan değerlendirildiğinde erkeklerle eşit olması düşünülemez; sadece birbirini tamamlayan bir nesnenin iki parçası gibidirler. Kadın doğurgan bir varlık olduğu için erkekten güç bakımından aşağı kalır. Modern dünyada kadının bu özelliği göz ardı edilip, köle gibi fabrikalarda erkeklerle aynı koşullarda çalıştırıldı ve hâla birçok yerde çalıştırılmaktadır. Ayrıca dişiliği önplana çıkartılarak zevkinin taş bebeği haline getirildi. Sosyolojinin kurucusu Agust Komt, “kadınlar, kendilerinin rızası olmadan haklarını savunduklarını iddia ettikleri maddi eşitliğe bir gün ulaşırlarsa ahlaki yönleri bozulduğu gibi toplumu da bozacaklar, güç getiremeyecekleri yüklerin altına girecek ve her gün yorgun argın bir hayat yaşayacaklardır,” derken, kadın hakları savunucusu Herkür ise, “toplumsal alanlarda kadınlar erkeklerle yarıştıkları zaman neticede erkeklerin kölesi durumuna düşecektir,” demektedir. İktisat felsefecisi O. Simon, kadın para kazanmasına ve sosyal yaşama iştirak etmesine rağmen boynuna esaret zinciri bağlandığını söylemektedir.
Yılda ortalama beş yüz binden fazla kadın doğurgan olmasının cezasını canıyla ödemektedir. Kimi kürtaj masasında, kimi gebelikte, kimi de doğum sırasında yaşamını yitirmektedir.
Her 5 kadından biri yaşamının bir döneminde ya tecavüze uğruyor ya da tezavüze uğramaktan son anda kurtuluyor.
ABD’de her doksan saniyede 1 kadına tecavüz edilmektedir.
Öldürülen kadınların yaklaşık yüzde 70’i kocaları veya sevgilileri tarafından öldürülmektedir.
Dünya genelinde kadınların yüzde 35’i yaşamının bir döneminde şiddete maruz kalmaktadır.
Dünya genelinde iltica edenlerin yüzde 80’i kadındır.
Gelişmiş olan ülkelerde bile siyasette ve iş dünyasında kadınların sayısı erkeklere göre bir hayli düşüktür.
Ülkemizde de kadın birçok yönde istismar edilmektedir. Özellikle kadın cinselliği önplana çıkartılarak çeşitli biçimlerde kullanılmaktadır. Birçok kadın erkeklerden daha ağır işlerde çalışmasına karşın, ev işlerini yapmanın yanında çocuk bakımını da üstlenmiş durumdadırlar. Ayrıca kocalarının uyguladığı şiddeti de sineye çekmek zorunda bırakılmışlardır.
__________________
Eteğini İndirmek İstediğin İçin Hayat Fahişe Sana Göre..
Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bookmarks


Bu konuyu görüntüleyen: 1 (0 üye ve 1 ziyaretçi)

 
Konu araçları
Gösterim Modları

Gönderi Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smilies are Açık
[IMG] Kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular

Erkek ve kadının aşkı yaşayışı farklı-(1)

Erkek ve kadının aşkı yaşayışı farklı John Gray'in meşhur kitabı "Erkekler Mars'tan Kadınlar Venüs'ten", her şeyi açıkça ortaya koyuyor....

Erkek ve kadının aşkı yaşayışı farklı - 2

Erkek ve kadının aşkı yaşayışı farklı - 2 Biz söylemiyoruz, John Gray'in meşhur kitabı "Erkekler Mars'tan Kadınlar Venüs'ten" öyle...


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2. Şuan saat: 22:44 .
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)




Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0
Copyright © 2008 Zarifbayan.com, All Rights Reserved
moda
Page generated in 0.04539 seconds with 12 queries